Nasıl Yani? -2-

Tayfun Güneyer - Ne? Sendromu


Tayfun Güneyer'i isim olarak bilmiyor olabilirsiniz. Yılan Hikayesi, Beşik Kertmesi adlı başyapıt(!) dizilerin senaristi, Şans Kapıyı Kırınca ve Keloğlan Kara Prense Karşı adlı deneysel sinema filmlerinin yönetmeni.

Bu adamın eşsiz bir espri anlayışı olduğu kannatindeyim. Adamın yıllardır eserlerindeki diyalogları iki şekilde cereyan etmiştir. 1.tür:

- X Y Z W.

- Ne, X mi? (X; Y veya Z olarak değişebilir.)

2.tür de şöyle:

- A B C.

- A B mi C?

Bu büyük deha, diyalogları ikili monolog haline getirebilmiş ilk insandır. Yukarıdaki iki türü bazen birleştirir, bazen W'yi X'n yerine koyar, arada "nası yani yaa?" soru cümlesini katar, ama hep yaptığı bir şey vardır ki; insanları gülmekten bir daha hiçbir şeye gülemeyecek hale getirir. Böyle insanlar oldukça Türkiyemiz sanattaki yerini iyice sağlamlaştıracak, "Ne Mutlu Türküm Diyene!" olacak insanlar.

Ha unutmadan, Zailm diye de mükemmel bir dizisi vardı, herkesin izlemesini tavsiye ederim. Bazı insanlar yetenekli doğuyor.

Paris Hilton Başkan, Amerika Şampiyon


Önce;

http://www.johnmccain.com/Informing/Multimedia/Player.aspx?guid=848322d6-92fe-403e-9cc7-85b6b3ee4011

Burada John McCain Obama'yı Britney Spears ve Paris Hilton'a benzetmiş, "Is he ready to lead?" demiş, Paris'ten de hayatının ayarını yemiş. Yani, belki McCain için değil ama Paris için hayatının ayarı hakikaten.

Parisciğim evindeki havuzun önünde güneşlenirken başkanlığa adaylığını açıklamış, Amerika'nın enerji sorununa çözüm getirmiş, "i'll c u in debatez, bitchezz" demiş, başkan yardımcısını Rihanna yapmış. İzleyelim...

http://www.funnyordie.com/videos/64ad536a6d

Sosyal Çılgınlık


Ahmet Atalay Konya'da yıkılan kaçak Kuran kursunda yaralanan bir kızın babası. Olaydan sonra kendisiyle röportaj yapan gazetecilere şöyle demiş: "Bizim çocuklarımız baleye, diskoya, bara gitmiyor, köpük banyosunda ölmüyor. Bazı medya grupları neden çok abartıyor, aklım almıyor.

Ülkemizin dibine kadar battığı arabesk kültürde öyle keskin ayrımlar var ki, gerçekten şaşırıyorum. Sorun siyasi falan değil bizde, sosyal bir tramvanın eşiğindeyiz. Hiçbir kesimin diğerinin yaşamına toleraansı yok. Şaşırıyorum ama gerçekten şaşırmalı mıyım? Yıllarca fakir- zengin savaşı pohpohlamış Yeşilçamımız adama, gittiği camide imam nefret kusmuş, arkadaşları nefes aldırmamışçocuklarına, televizyonda cehennemle ilgili korku hikayeleri her gün, hayatınıza nüfuz eden baskıyı düşünün, kesinlikle bir yerden patlak verecek. O da böyle ortaya çıkardı hislerini, adam Antalya'ya tatile gidip eğlenen herkesten nefret ediyor kesin, yoksa köpük banyosu falan nasıl bir alaka kurabilir ki zihin onla bunun arasında. Daha 2-3 gün önce kızın ölümden döndü.

Aslında bu konuda yazacak çok şey var da, onları detaylı http://bizim-ortam.net'e yazarım, çok uzatmayacağım. Sadece, toplumumuzda hemen herkes birbirinden çok kopuk yaşıyor. Birbirimizden utanç duydukça saçmalıyoruz. Ahmet Atalay'ın söylediklerinin tam tersini aynı düşüncelerle söyleyen insanlarımız yok mu, onların ne farkı var Ahmet Atalay'dan. Niyetim adamı hedef göstermek değil zaten, o sadece bir sembol. Sokakta onlarca değişik versiyonunu görebilirsiniz onun. O ve onun gibiler diğer insanlarla iletişim kurmalılar önce; bu kaçak kurslardan daha büyük bir sorun haline geldi ülkemizde.

Emo Olgusu

Oldu mu Şimdi?

Önce;

http://hayatinanlari.blogspot.com/2008/07/yln-en-byk-bombas.html

Şimdi;

Transferde bir çok oyuncuyu kadrosuna katan Kocaelispor Başkanı Serhan Gürkan’ın “Yüzde 99 anlaştık, imzaya geliyor” dediği Edgar Davids için bugün sabaha karşı İstanbul'da açıklamasını yapmış 2 bin kişilik bir karşılama hazırlıyoruz demişti. Ancak Edgar Davids sabah uçaklarından çıkmadı.. Daha önce sakatlığı tamamen geçtiğini gecen sezon 27 maçta oynadığını belirten Başkan Gürkan, Davids gelmeyince 180 derece dönüş yaptı ve "Sakat diye almadık.. Yeni yıldız alacağız" dedi.

Hay senin kafana Davids'in gözlükleri düşsün. Yeni yıldız dediği de maksimum Ceyhun Eriş olur bundan sonra. Sakat diye almamışmış, hay allahım ya.

Metallica - Death Magnetic

Metallica'nın yepisyeni albümü 12 Eylül'de tüm müzik marketlerde olacak. Çok bir şey beklediğimden değil, St. Anger faciasından daha düzgün olur herhalde. Albümde bulunan parçaları yazayım, tanıdık bir isim göreceksiniz siz de.

1- That was just your life
2- The end of the line
3- Broken, beat & scarred
4- The day that never comes 
5- All nightmare long 
6- Cyanide 
7- The unforgiven iii
8- The judas kiss
9- Suicide & redemption 
10- M
y apocalypse

Şarkı isimleri bana pek ümit vermedi açıkçası, biraz metalcore biraz da emo kokuyor. The Unforgiven III gibi bir riski de niye alır hala grup, anlayamıyorum ben. Neyse, benim için konserlerde 91 ve öncesinden çaldıkları sürece hiç sorun yok. Kaset kapağını da görmek isterseniz diye;

Ben pek beğenmedim kapağı, ama eski logoya dönülmesi güzel. Yıllardır "köklere dönüş" geyiğini bu sefer yemeyecek biri olarak çok merak etmiyorum kaseti, ama Metallica en azından Metallica olmalı bu kasette; prodüksiyonu, davul tonu, soloları ve riffleriyle. Ha bu arada, vajinaya benzetenler var kaset kapağını, aman diyim.

Bastian Schweinsteiger - Sarah Brandner

Bastian Schweinsteiger: Alman domu.. futbolcu

Sarah Brandner: Alman mele.. fotomodel

Bu fotoğraf da Türkiye tatillerinden çekilmiş bir fotoğraf.

Şu kız gözünün içine bakarken, dansözü falan ne yapacaksın lan terbiyesiz. Sinirlendim valla.

Obama ve McCain



Televizyonda, gazetelerde, internette aylardır Demokratların başkan adayı Barrack Obama pohpohlanıp duruluyor. John McCain ise daha sessiz sedasız ilerliyor kampanyada. Cumhuriyetçilerin Irak Savaşı ve sonrasındaki tutumları Amerkan ve dünya kamuoyunu da iyice Demokratlara çevirmiş durumda. Son anketlerde Cumhuriyetçiler farkı %1'e kadar düşürmüş. Bu kadar reklama, desteğe rağmen yine kaybederse bu Demokratlar şahsen çok gülerim, Türkiye'deki merkez sağ parti- CHP havasını iyice yakalarlar.

Ha bi de Yeşiller'e oy veren Amerikalı'yı hiç anlamam, anlayamam. Piyasada en iyi kasapken mesleğini bırakıp niye sıradan bir çoban olmak isteyesin ki?

Ron-Ron(Tru Warier)

Delişmen insan Ron Artest, Houston'a Bobby Jackson ve ilk tur pick'i karşılığı takas olmuş. Kişilik olarak arızanın tanımı olmasına rağmen çok severim kendisini Indiana'dan beri. The Palace'daki unutulmaz olayların da illaki etkisi vardır bunda. Onun gelişiyle acayip bir takım olcak Rockets, kadroda 3.5 oynayan 3 oyuncu var. Artest de Wells de Battier de güçleriyle oynayan kısa forvetler, aşağı yukarı aynı tip oyuncular sizin anlayacağınız, nasıl bir rotasyon uygulanacağı da merak konusu. Gerçi konu Houston'sa büyük ihtimalle üç oyuncudan 2'si sakatlanacak, geriye kalanı 40 dakika süre alacaktır. Houston "underdog"luktan çıkıp favori olmak için gereken hareketi yaptı,bu sene konferans finalinden aşağısına şehrin de hevesi kırılır. Bazı güzide Artest fotolarını da ekleyeyim hemen.

Carcass - Heartwork

Hayatımda en sevdiğim albüm kapaklarından biridir Heartwork'ün kapağı. Bu kadar sade olmasına rağmen nasıl böyle huzursuz bir his bırakır insanın içinde, anlatması zor. Kapak kadar kapağın içindekiler de çoktan efsaneleşmiştir metal dünyasında.

Cuil Google'ı Devirir mi?


Google'dan ayrılan elemanlar Google'a rakip bir arama motoru geliştirmişler kaşla göz arasında. www.cuil.com adlı site gelişmiş bir arama motoru, ama ben ilk denemelerimde Google'ın verimine yaklaştığını söyleyemem. Adamaların eskiden Goggle'da çalışmaları büyük avantaj tabii, açıklarını biliyorlar, ama Google'ın sağladığı başarıya yaklaşabilirler mi, onu gelecekte göreceğiz.

Yılın En Büyük Bombası

  • Şöhretli, yaşlı, uzun saçlı
  • Hollandalı, 74 kere milli oldu
  • Ajax, A.C Milan, Juventus, Barça, Inter, Tottenham'da oynadı
  • 35 yaşında
  • Tarzı ve oyunuyla futbol ikonu.
  • Yeni Kocaelisporlu

İnanılmaz ama gerçek, başkan Serhan Gürkan'ın demesine göre Edgar Davids seneye %99 Kocaelispor'da.

Nasıl Yani?

Kwame Pistons'ta

Nba tarihindeki başarısızlık öykülerinden Kwame. 2001 draftında 1.sıradan seçilen bir liseli oyuncuydu, Washington'da pişmesi beklendi ama olmadı, Los Angeles onu sıradan beklentilerle takas edildi, ama o beklentileri bile karşılayamadı, 2008 baharında Gasol'le olan takası Lakers'a kazandırdığı en değerli şey oldu, Memphis'te biten kontratından sonra 2 yıllığına 8 milyon dolar veren Detroit'le anlaşığı açıklandı bu yaz. Nedense Kwame'nin çok düşük beklentilerle geldiği Detroit'te başarılı olacağı gibi bir his var içimde, oranın havasından mı suyundan mı bilinmez, rakiplere savunmada kabus olacakmış gibi geliyor. Yine de Biedrins 6 sene için 63 milyon kaparken Kwame'nin "hot prospect" ayarından "garbage time player" haline dönüşümü "Ne oldum deme, ne olacağım de" atasözünü hatırlatıyor insana.

Bu arada, Kwame henüz lisedeyken onu takip edip 1.sıradan seçen Micheal Jordan'dan başkası değildir. Parkenin tanrıları, ofislerinde soytarı olabiliyor bazen.